7 kişi kendisini tutuyor, 6 arkadaşı var.
I close my eyes, only for a moment, and the moment's gone
All my dreams, pass before my eyes, a curiosity
Dust in the wind, all they are is dust in the wind.
Same old song, just a drop of water in an endless sea
All we do, crumbles to the ground, though we refuse to see
Dust in the wind, all we are is dust in the wind
Don't hang on, nothing lasts forever but the earth and sky
It slips away, and all your money won't another minute buy.
Dust in the wind, all we are is dust in the wind
Dust in the wind, everything is dust in the wind
".. telefona baktim. ne bakiyorsun ters ters dedi telefon. bugun ben yokken hic aradi mi dedim. aramadi dedi. iyi dedim. hem senin cep telefonun var, arasa oradan arar dedi. haklisin dedim, nedense beni evden de arasin, evde olmadigimi bile bile arasin, sonra cep telefonumdan arasin, evden aradim bulamadim desin, evden aradim bulamadim derken, o ev lafini evimiz gibi bir vurguyla soylesin, benim icim isinsin, sanki o benim kadinimmis sanayim, mesela bana kacta geliyorsun desin, mesela falanca saatte diyeyim, o saate kadar saniyeleri sayayim, saniyeler benim sabirsizligimi saysin, mesela ona; saatimi sattigim parayla bir demet sari gul alayim, o bana saatini neden sattin demesin, eylul rengi gozleriyle baksin, gulun sarisi gozlerinde yankilansin, gozleri opuslerimde kapansin, mesela kahverengi kahverengi seviselim, eflatun eflatun kanayalim, mavi mavi konusalim, mesela gelirken raki getir desin, buz var mi acaba diye de mirildanarak dusunsun, ususun, aciksin, aglasin; isitayim, doyurayim, guldureyim, mesela ellerine bir caresizlik gibi dokuleyim, onun icin ekmek parasi kazanayim, caresizliklerimdeki butun simdiki zamanlari oldursun, mesela alnimi opsun, dudaklarimdaki butun ask cumlelerini curutsun, ben yeni cumleler kurayim, kuramazsam da goturup beni dar-ul aceze'ye bagislasin..."
Akılla bir konuşmam oldu dün gece;
Sana soracaklarım var dedim;
Sen ki her bilginin temelisin,
Bana yol göstermelisin
Yaşamaktan bezdim, ne yapsam?
Birkaç yıl daha katlan, dedi.
Nedir; dedim bu yaşamak?
Bir düş, dedi; birkaç görüntü.
Evi barkı olmak nedir? dedim;
Biraz keyfetmek için
Yıllar yılı dert çekmek, dedi.
Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
Kurt, köpek, çakal makal dedi.
Ne dersin bu adamlara, dedim;
Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.
Benim bu deli gönlüm, dedim;
Ne zaman akıllanacak?
Biraz daha kulağı burkulunca, dedi.
Hayyam'ın bu sözlerine ne dersin, dedim;
Dizmiş alt alta sözleri,
Hoşbeş etmiş derim, dedi.
üyesi olduğu bir topluluk yok